Dünya, küreselleşme ve etkilerini tartışadursun, bizler küreselleşmenin büyük etkisi ilişkilerin etkileşimini dünyanın her yerinde öğrenci hareketleri ile görmekteyiz. Avrupa, Amerika ve Ortadoğu’yu saran hareketlerde öğrenciler aktif bir rol oynuyor.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 26’da der ki; “Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel eğitim safhalarında parasızdır. İlköğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle olmalıdır.” Aynı şekilde 16 Aralık 1966 Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 13. Maddesinin “c” fıkrasında “Yüksek öğretimin, özellikle parasız eğitimin tedricen geliştirilmesi yoluyla, kişisel yetenek temelinde herkese eşit derecede açık olması sağlanacaktır.”der.

Tam bu noktada sosyal devletin üyesi olan halkın eşit ve ücretsiz eğitim hakkı vardır. Ancak yaşadığımız neoliberal düzen, getirdiği politikalar eğitimi sosyal haktan çıkartarak, metalaştırmaktadır. Ekonomik krizle boğuşan dünya ve buna çözüm bulamayan hükümetler getirdikleri reformlarla halkın tepkisini almaya başladılar. Bunlardan biri de Québec. Sol görüşün hâkim olduğu eyalette neoliberal yönetime tepkiler büyüyor. Hükümet bütçe açığını kapatmak için ortaya koyduğu “harç zammı” ile tarihinin en büyük protesto gösterilerine sahne oluyor. Dokuz yıldır iktidarda olan hükümet için yolsuzluk iddiaları var.

Aslında olayların fitilini çeken hükümet oldu. Olayları tarihsel olarak ele aldığımız zaman 2011 yılının Kasım ayında, Québec Hükümeti 5 yıl içerisinde öğrenci harçlarını %75 oranında arttırmaya karar verdi. Bu ise hemen hemen 1800 dolar olan yıllık kayıt ücretinin 3000 dolar olması anlamına gelmektedir. Yani bu şekilde harçlar Amerikan üniversitelerinin seviyesine çekilmektedir.

İşte buna boyun eğmeyen öğrenciler Şubat ayından beri sokaktalar. 13 Şubat günü Laval Üniversitesi’nde alınan grev kararı ile yaklaşık bir ay sonra 170 bin katılımcıya ulaşan bir harekete döndü.  Harç zammına, hükümete ve Amerikanlaştırılmaya karşı olduklarını aylardır sokaklara çıkarak gösteriyorlar. Bu protesto ile yaralılar, gözaltları, dağılmaları konusunda polis ikazını reddedip gaz ve copla karşılık buldukları ve eğitimleri kesintiye uğrasa bile bu grevden vazgeçeceğe benzemiyorlar. Hemen her branşta öğrenci haklı sebeplerle bu greve destek veriyor. Zaten oldukça pahalı olan materyalleri olduğunu, bu zamlarla daha zor duruma düşeceklerini söylüyorlar.

Şubat ayından beri her geçen gün büyük bir hızla yayılan harekete, bugün uluslararası basının ve Avrupalıların ilgisi büyük. Daha önce “Zamdan asla vazgeçmeyiz” diyen eyalet yönetimi, öğrencilerle pazarlık masasına oturmayı kabul etti. Elbette bu durum etkilerinden bir tanesi de bu yılsonunda yapılacak olan seçimleri düşünmeleri. Polisin öğrencilere saldırması sonucu çok sayıda gözaltı ve yaralı var. Ancak hükümet en başından beri öğrenci eylemlerine olumsuz yaklaşan polisin sert eylemlerine sessiz kalmaktadır.

Öyle ki eyalet yetkilileri gösterilere “yasa dışı” diyerek bu müdahaleleri açıkça savunmaktalar. Ve daha eylemin 3. ayında 10’u yaralı, 300 gözaltı tespit edildi.

Gösteriler kapsamında göze çarpan üç ana öğrenci federasyonu görmekteyiz. CLASSE (öğrencilerin sendikal dayanışma birliği), FEUQ ( Québec Üniversite Öğrencileri Federasyonu) ve FECQ ( Québec Kolejli Öğrenciler Federasyonu).

Amaçları farklı olsa da bu üç federasyon hareketin başındalar. İki federasyon FECQ ve FEUQ eskiden beri var olan ve mevcut sistemde kurumlaşmış öğrenci birliklerinin federatif örgütü durumunda, hükümetin %75’lik harç artışına cevap olarak okul harçlarının dondurulmasını istiyorlar. CLASSE’ı incelediğimiz zaman ise birlik, eğitimin tam anlamıyla ücretsiz hale getirilmesinden yana. Protestolarda en büyük etkiyi de bu grupta görmekteyiz.

Ancak tarihler 27 Nisanı gösterdiği zaman hükümet başkanı Jean Charest ve Eğitim Bakanı Beauchamp grevi sona erdireceklerine dair bir düşünce ile oldukça “cömert” olarak nitelendirdikleri bir teklif sundular. Önceki teklifte hükümet harçlara %75 oranında 5 yıl sürecinde zam yapacakken yeni yasa ile bunu 7 yıl içerinde %82’lik bir artış teklifi ile sundu. Tüm bunlara ek olarak eğitim kredisinde erişim kolaylığı ve okul harcamalarını denetleyecek bir komisyon kurulmasını da önerdi. Ancak bu durum zaten 5 yıla %75 zammı protesto eden öğrencilerin canını daha da çok sıktı.

Bu teklifle federasyonlar sadece masadan kalkmadılar. Classe yayınladığı bildirge ile tepkisini daha da sert bir şekilde gösterdi. Öğrencilerin entelektüel çalışan olduğu fikrinden hareketle kurulan Classe, işçi sendikalarına destek çağrısında bulundu. Ve çağrısına en büyük işçi federasyonu olumlu yanıt verdi. Ve Mayıs ayıyla birlikte katılımlar 400 bine ulaştı.

Gençler pes etmeyerek sokaklarda gösterilere devam edip tepkilerini gösterirken, eğitim bakanı Line Beauchamp istifa etti ve Jean Charest planı bu yıl dondurduklarını açıkladı. Ancak hükümetin bu kararı da grevi sonlandırmadı. Bunun sebeplerinden biride olağan üstü hal kanunun parlamento tarafından 18 Mayıs günü onaylanmasıdır. Bill 78 denilen bu yasa hemen hemen her türlü öğrenci gösterini yasaklamaktadır.

Ve kanun gereği;

Okullarda ve okullara 50m kadar uzaklıkta olan alanlarda gösteriler yasaklanacak.

Grev sonucu, okullarda ders yapılmasına olanak tanınmaz ise dönem dersleri askıya alınacak.

50 ve üzeri öğrencinin katıldığı yürüyüşler ve güzergâhları 8 saat öncesinden polise bildirilecek ve onay alınacak.

Kurallara uyulmadığı takdirde, uymayanlar yasa dışı ilan edilecek ve polis müdahalesi ile karşılaşacaktır.

Eylemcilere 1000 ila 5000 dolar, düzenleyenlere 7000 ila 35000 dolar ve düzenleyen örgütlere ise 25000-125000 dolar para cezası, ihlal edilmesi halinde ise 2 misli para cezası uygulanacaktır.

Elbette bu yasaya tepkiler çığ gibi büyüyor. Classe, polis tarafından belirlenen güzergâhın dışına çıkarak yasaya duyduğu tepkiyi gösterirken, polis ile çatışarak bu yasaya boyun eğmeyeceklerini gösterdiler.

“Bill 78” kapsamında tutuklamalar devam etmekte. Gözaltılar 24 Mayıs 2012 tarihinde 518 kişi gözaltına alınarak şimdiye kadarki en büyük sayıya ulaştı. Sadece öğrenci ve federasyonlar arasında tepki yok elbette. 50 avukat olağanüstü hal yasasının iptal edilmesi için yüksek mahkemeye başvurdular. Aynı şekilde muhalefet, insan hakları komisyonuna başvurmayı düşünüyor. 25 Mayıs günü 25 örgüt, grup, dernek 140 kişi özel yasaya karşı iki suç duyurusunda bulundu. Aynı zamanda pek çok hukuk uzmanı da Bill 78 adlı bu yasanın hak ve özgürlükleri ihlal ettiğini savunuyor. Ayrıca ifade özgürlüğü, barışçıl protesto ve örgütlenme hakkını gözeterek ciddi bir tehlike olarak görmekteler. (fecq.org)

Ne hükümet ne de federasyonlar grev boyunca kapalı kalmadılar, her zaman görüşmelere açık oldular. Ancak iki grupta görüşmeler sırasında istediklerin alamadılar. 28 Mayısta Québec Eğitim Bakanı Michelle Courchesne’ nin çağrısı ile taraflar masaya oturmuş, Hükümet Başkanı Courchesne ve Finans Bakanı Raymond Bachand, Classe lideri Gabriel Nadeau-Dubois, Feuq lideri Martine Desjardins ve Fecq lideri Léo Bureau-Bloin bulunduğu toplantıda hükümet her yıl 219 dolar artış talebinde bulundu. Léo Bureau-Bloin hükümetin net olmadığını ifade ediyor. Teklif toplamında %71 (1533 dolar) bir artış anlamına geliyor ancak temsilciler teklifi reddetti ve en az iki yıl için de okul harçlarının dondurulmasını talep etti. Québec’te Başkan Jean Charest talepler arasında uçurumlar var diyerek hükümet temsilcilerini çekmiş bu da bir kesintiye daha sebep olmuştur. (fecq.org)

Feuq yaptığı açıklama ile hükümeti iktidara geldikleri günden beri gençleri görmemekle suçlamakta. Zaten ekonomik krizle boğuşan ailelerin yükünü fazlılaştırmak olduğunu belirterek bunun sorumlusunun liberal hükümetin tutarsızlığı olduğunu dile getirdiler. Sorunların çözümünde makul ve mantıklı çözüm önerilerinin olduğunu ancak hükümetin vizyonunun bunu görmeyi engellediğini dile getirdiler.
(5 Mart, www.feuq.qc.ca/)

Her seferinde çeşitli kesintilere uğradı ve en son görüşmelerde CLASSE’ ın eylemleri sürdürmesi sebebi ile Eğitim Bakanı Line Beauchamp tarafından görüşmelerden uzaklaştırılmıştır. Sırf bu sebep bile diğer iki federasyonun tepkisine yol açmış ve görüşmeleri terk ederek sokaklara geri dönmüşlerdir. Çünkü en son 2 Haziran 2012 tarihinde görüşmeler sırasında CLASSE lideri Gabriel Nadeau-Dubois “Devlet görüşmeleri kestiği için, insanların sesini duyurabilecekleri tek yer sokaktır.”dedi. Tüm bu yaşananlar halk ve öğrencilerin protestolara daha çok katılıma yol açmıştır. Öyle ki artık dünyanın her yerinden protestoculara destek gelmektedir. Son örneği de Grammy ödüllü Arcade Fire, grevin sembolü kırmızı kareli kumaşlı kıyafetlerini performansları boyunca giyerek bu harekete sessiz kalmayacaklarını gösterdiler.

Tablo açık daha öncesinde bu karardan geri dönmeyeceklerini söyleyen hükümet görüşmelere sıcak baksa da görüşmeler her seferinde kesintiye uğruyor. Bill 78’ e ise tepkiler sürüyor. Gençliğin kararlı duruşu devam ederken unutulmaması gereken bu grevi hükümetin kararlarının belirleyecek olmasıdır. İki eğitim bakanı değiştiren ve bu seçimlerde ciddi kayıpların olacağını gözlemlediğimiz Québec Hükümeti bakalım gelecek günlerde ne gibi kararlarla öğrencilerin karşısına çıkacak.

 
GABRİEL NADEAU-DUBOİS

Québec Öğrenci Hareketi denildiği zaman akla gelen ilk isimlerden biridir Gabriel Nadeau-Dubois. CLASS’ın sözcüsü olarak tanıdığımız Nadeau-Dubois henüz 22 yaşında olduğu halde hareketin sözcülüğü, grev ve süreci yönetmesiyle medyatik bir figür olmuştur.

Aslında genç yaşına rağmen bu başarısı tesadüfî bir durum değildir. Aktivist bir aileye sahip olan Nadeau-Dubois’ nın çocukluğu Katolik Öğrenci hareketiyle iç içe olması ve babasının çevreci sendikalara bağlı olması sonucunda konuşmaları ve işleyişi takibi ile başlamıştır.

Gabriel Nadeau-Dubois Collége Regina Assumpta eğitimine devam ederken öğrenci birliğine girmiş, 2007 yılında birliğin başkanı olmuştur. Her ne kadar sendikal çalışmalarla başarılarını göstermiş olsa da Montreal Québec Üniversitesinden 2009 yılında tarih ve kültür alanında Bakalorya ve başarı bursu almıştır. Tarihler Nisan 2010’u gösterdiğinde ise Québec’te öğrenci hareketinin yaygınlaşmasıyla Jeanne Reynolds ile CLASS’a eş sözcü olmuştur. Harç zammı ve antidemokratik yasalara karşı verilen bu mücadelede “Artık kelimelerden korkmaktan vazgeçelim, bunun adı sınıf savaşıdır.” Diyerek öğrenci temsilcileri ve hükümet arasındaki görüşmeler istenilen sonuca ulaşmayınca, büyük gösterisi çağrısını yaparak adını daha çok duyurmuştur.

Doğrudan demokrasiyi verdiği her demeçte savunan Nadeau- Dubois, ne Jeanne ne kendisinin bu hareketin ve öğrencilerin lideri olmadığını, CLASSE’ ın bir liderinin olmadığının iki eşit sözcüsü olduğunun bilincindedir. Önemli olan bu sözcülerin asla birliğin önüne geçmeden sözcülük yapmalarıdır. Ancak öğrenci hareketine baktığımız zaman medyatik bir figür olan Nadeau-Dubois, yazılı basın, milli eğitim bakanlığı ve iç işleri bakanlığı tarafından eleştirilerin hedefi olmuştur. Ama onu süreçte asıl yıpratan kişisel saldırılara, dedikodulara ve ölüm tehditlerine maruz kalmasıdır.  CLASS’ daki pozisyonu itibariyle özel hayatında da sıkıtılar yaşamaya başlamıştır. Bu hem kendi hayatı hem öğrenci hareketi ile ilgili bir şekil verme sürecine sokar.

1 Haziran 2012 günü Nadeau-Dubois’nın grev bitene kadar süresi dolduğu halde sözcülük yapması istenildiği halde omuzlarındaki ağır yükün artık onu çok yorduğu ve kendisini partizan politikaların ortasında bulması sonucunda şu açıklamayı yapar: “Üç öğrenci sözcüsü var ve ben en az güce sahip olanım. Ancak hepsinden daha geniş bir vizyona sahibim. Sosyal çevrede oldukça sorumluluğum olduğu halde bloklarda, makalelerde kimse grevin iç yüzünü görmek istemiyor.  Herkes benim hayatım, giyimim, cinsel tercihim üzerinden yorum yapıyor” diyerek görevi bırakacağını belirtti. Bu kararıyla 2012 yılında çıkan kanun sonucunda okuluna da geri dönebilecektir.

Aktif siyasete girme niyetinde olmayan Nadeau-Dubois sosyal adalet ve toplumsal hareket için toplumun mobilize olması, okulların ücretsiz olmasını asıl amacı olarak belirlemiştir. Ve Le Devoir gazetesine yaptığı açıklama ile istifasını açıklamıştır.

Ve son olarak yolsuzluk ve zimmete para geçirmekle suçladığı hükümetle savaşmaktan asla vazgeçmeyeceğini ve görevi bu denli kötü kullanan hükümetin devlet kurumlarının başlangıcı olacaktır der.

0 comments on “QUEBEC ÖĞRENCİ HAREKETİ

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: