AVUKAT ARANSA  NE ÇIKAR!

hediye@baykalhukukburosu.com

AVUKAT ARANSA NE ÇIKAR!

AVUKAT ARANSA  NE ÇIKAR!
​Avukatın üzerinin aranması avukatın şahsi itibarından ziyade genel kamu yararını korumak amacıyla sadece dar bir alanla sınırlandırılmıştır. Bizim de avukatlar olarak, siyasi iradeden beklentimiz; hedef gösterilmekten ziyade Uluslararası kurallar gereği mesleki faaliyetlerimizi baskı, engelleme ve tacize uğramadan yerine getirmemizi sağlamalarıdır. 

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Çağlayan Adliyesinde, makam odasında katledilmesinden sonra gündem avukatların üzerinin aranması hususunda yoğunlaştı. Menfur olayın ardından, avukatların baş şüpheli ilan edilmesi ile devlet erkanının da beyanatları sonucu kamu oyunun aklında şu soru belirdi; “ben aranıyorum da avukat neden aranmıyor?” Sahi avukat aransa ne çıkar? 

Öncelikle belirtmek gerekir ki; biz avukatlar adliyelere elimizi- kolumuzu sallayarak değil, çipli kimlik kartlarımızı okutmak suretiyle turnikelerinde geçerek girmekteyiz. Avukatın adliyeye girerken üstünün aranması ilk olarak kanuni olarak mümkün değildir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. Maddesine göre “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.” 

Avukatlık Kanunu madde 58’de yer alan düzenleme sadece adli aramalar için geçerlidir. yani avukat ancak suç isnadı altında bulunduğu durumlarda aranabilecektir. Dolayısıyla sadece suç üstü haliyle sınırlı kalmak kaydıyla bir avukatın üstü ancak ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı aranabilir. Adliye girişinde veya herhangi başka bir yerde avukatın üstünün keyfiyetle aranması mümkün değildir. 

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğine göre önleme araması yakın bir tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılan bir aramadır. Peki tehlikeyi önleme aramalarında herkes gibi avukatlar da aramaya tabi midir? Üstü ve çantası aranan avukatın idare aleyhine açtığı manevi tazminat davasında, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 16.02.2005 tarih, E.2004-3869, K.2005-554 nolu kararında avukatın üstünün aranmasına ilişkin şu şekilde yorumda bulunmuştur.   “Avukatın müdafaa görevini garanti altına alan 1136 sayılı Yasanın 58.maddesinin avukata tanıdığı ayrıcalık, avukatın kendisinin suç isnadı ile karşı karşıya kaldığı durumlarda geçerli olan bir ayrıcalıktır ve bu ayrıcalık da adli aramalarda uygulanabilir. Oysa olayda, izinli yürüyüş alanı olarak sınırları belirlenen alan içinde geçmek isteyen davacının üzerinin aranmak istenmesi bir önleme aramasıdır, bu aramalar yakın tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılır ve bu aramalara da herkes tabi olmaktadır. Bu sebepledir ki, 25.05.2004 tarihinde yayınlanan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğin de adli arama ve önleme araması ayrı ayrı tanımlanmıştır. Davaya konu zararın dayanağı olaya gelince; Ankara Barosu Avukatı olan davacının, 1 Mayıs 2003 günü Ankara Adliyesinden çıkıp bürosuna gitmekte iken mülki amir kararı ile verilen izne istinaden gerekli güvenlik önlemleri kapsamında güvenlikli özel alan haline getirilen ve belirli noktalarında güvenlik güçlerince arama yapılan giriş yerinden geçmek istemesi üzerine üstünün aranmasına veya alternatif yoldan bürosuna gitmesinin istenilmesine itiraz ettiği ve üzerinin aranmadan söz konusu özel güvenlik alanı içinde geçmeyi talep ettiği, buna izin vermeyen güvenlik görevlilerince üzerinin aranmasına izin verdiği, ancak 1136 sayılı Yasanın 58.maddesine aykırı davranıldığından manevi yönden uğradığı zararın tazmini istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Olayda, özel güvenlik alanından geçmek isteyen davacının üzerinin miting alanlarındakilerin ve çevredekilerin can ve mal güvenliğini sağlamak üzere herkese uygulanan önleme arama kuralının uygulanması amacıyla aramaya tabi tutulduğu, davacının olay esnasında adli bir görev yapmadığı ve kendisinin avukatlık veya diğer bir görevden dolayı bir suç isnadı altında olmadığı, dolayısıyla 1136 sayılı Yasanın 58. maddesi hükmünün ihlalinin söz konusu olmadığı ve tüm bunların sonucu olarak da idarenin bir hizmet kursundan söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından….” Görüldüğü üzere önleme araması yakın tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılır ve bu aramalara da herkes gibi avukatlar da tabi olmaktadır.

Avukatın üzerinin aranmamasının bir başka istisnası olarak  Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanunun 6. Maddesine göre infaz kurumlarına giren herkes gibi avukatlar da aranacaktır. Yine İl İdare Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca, hava meydanlarına girişte yapılan aramalarda pilot dahil herkes aranmaktadır. 

Yukarıda belirtildiği üzere avukatın üstünün/çantasının aranması istisnai hallerde söz konusu olmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 1. Maddesi gereği avukatlık mesleği kamu hizmeti niteliğindedir. Bundan hareketle avukatın üstünün aran(a)mamasındaki korunan hukuki yarar, müvekkilin yani kamunun yararıdır. Savunma hakkı kutsaldır ve buna halel getirecek her türlü hareket engellenmelidir.  Yine aynı kanunun 2. maddesince avukat yargının kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil etmektedir.

Avukatın üzeri ve/veya çantasının aranması; müvekkiline ait bilgi, belge, delil, duruşmada Kullanılacak materyallerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu da müvekkilin savunma hakkını engelleyici hatta ortadan kaldırıcı sonuçlar doğurabilir.

Yine avukatın aranması sonucu, avukat-müvekkil ilişkisinin gizliliği ortadan kalkabilir. Avrupa Konseyi’nin Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında 9 Numaralı Tavsiye Kararı’nın 1. Prensibinin 6. Fıkrasına göre:“Dosyaların, diğer dokümanların ve elektronik haberleşmenin içeriği de dahil olmak üzere avukat müvekkil ilişkisindeki gizliliği korumak için her türlü tedbirler alınır. Bu kaideye istisna ancak iç hukuka ve demokratik toplum gereklerine uygun olarak yürütülen cezai soruşturma sebebi ile ve yargısal veya başka bir bağımsız tarafsız mercii tarafından kontrol edilerek izin verilmelidir.” Avukatın üzerinin aranamaması bu ilke gereği alınması gereken bir tedbirdir. 

Avukatın Sır Saklama Yükümlülüğü Avukatlık Kanunu 36. Maddede düzenlenmiştir. Avukatın kendine tevdi edilen veya avukatlık görevi dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurması yasaktır. Avukatın çantasının aranması sonucu, müvekkilinin bir ceza davasına ilişkin itirafları, patenti alınacak bir formül, düzenlenmiş bir vasiyetname gibi sadece avukata tevdi edilmiş ve saklanması kanuni gereklilik sonucu olan sırların ifşası riski ortaya çıkacaktır. 

Yukarıda izah etmeye çalıştığım üzere, avukatın üzerinin aranması avukatın Şahsi itibarından ziyade genel kamu yararını korumak Amacıyla sadece dar bir alanla sınırlandırılmıştır. Avukatların Temel Rolüne ilişkin BM Havana Kurallarına göre “Hükümetler avukatların; Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini" sağlar. Bizim de avukatlar olarak, siyasi iradeden beklentimiz; hedef gösterilmekten ziyade Uluslararası kurallar gereği mesleki faaliyetlerimizi baskı, engelleme ve tacize uğramadan yerine getirmemizi sağlamalarıdır. Avukatlar, savcı ve hakimler gibi yargıcının kurucu unsurlarıdır ve aynı saygıyı görmeyi hak ederler. Aksi bir tutum, bizi daha çok yaralayarak adaletin bir ayağının sakatlanmasına yol açacaktır. 

Yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.

Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin!

Gizle Lütfen şifrenizi girin!

Şifremi Unuttum

Gizle

Kullanıcı şifrenizi hatırlamıyorsanız aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazarak yeni şifre talebinde bulunabilirsiniz.

Giriş Yap

Kapat