POLİTİKA

1991 KÜRT RAPORU DOĞRU BİR RAPORDU

​27 Aralık 2015’de çekişmeli bir seçimin ardından CHP İstanbul İl Başkanı seçilen Cemal Canpolat ilk iş olarak 100 kişilik bir partili heyetle Diyarbakır’a gitti. Canpolat, alışıldık bir il başkanı olmayacağı mesajını seçilme sürecinde de ve sonrasında sık sık vurguluyordu. Aljazeera Türk’ten İrfan Bozan’ın sorularını yanıtlayan Canpolat, partinin sol kimliğinin daha belirginleşmesi için mücadele edeceğini, statükocu anlayışla iktidar olunamayacağını söylüyor. Bunları söylerken cümlesini şöyle bitiriyor: Biz iddialı bir şekilde geldik, söylediklerimizi uygulamaya çalışıyoruz, eksiklerimiz varsa onu parti yönetimi ile konuşuruz. Sonuçta “partiye rağmen bir şey yapacak halimiz yok”.

SHP döneminde ilçe yöneticiliği yapan Canpolat, CHP teşkilatının yakından tanıdığı bir isim. Cem Vakfı yöneticiliği de yapan Canpolat ile Kürt sorunu ve CHP’nin yapması gerekenleri şöyle özetliyor.  

1991’de Kürt Raporu adıyla yayınladığımız bir rapor vardı, o rapor doğru bir rapordu. Kürt Raporu yayınlandığında, raporu ne SHP doğru anladı, ne Türkiye doğru anladı.. O dönem bu rapora SHP sahip çıkmış olsaydı ya da Türkiye’deki diğer siyasi partiler doğru bir duruş ortaya koysalardı, parti çıkarları yerine ülke çıkarlarını önlerine koysalardı, o zaman Kürt sorunu bu noktada olmayacaktı.

O tarihlerde biz Diyarbakır’da yüzde 61 oy almıştık. Sonra söylediklerimizi uygulayamadık, Kürt Raporu’nun arkasında duramadık. Seçtiğimiz milletvekillerini polise teslim ettik. Şimdi aynı şeyler bir kez daha yaşanıyor. Aslında değişen bir şey yok. Oralarda yok olmamızın nedeni, Kürt meselesinde söylediğimizin arkasında duramayışımızdır. Partideki statükocu yaklaşımın ısrarlı baskısı partide etkili oldu. O seçimden sonra da barajın altında kaldık.

Dünyanın her yerinde ötekileşenlerin sorununu solcular, sosyal demokratlar değişimle, dönüşümle, statükoya başkaldırarak çözer. CHP, sol, sosyal demokrat bir parti olma iddiasında. Biz İstanbul Örgütü olarak programımızda olan şeyleri uygulamaya çalışıyoruz. Programımızda olanı doğru okuduk, doğru algıladık ve bunu uygulamak için çaba harcayacağız. Bizim Diyarbakır ziyaretimiz bu çabamızın bir parçası. Bu ziyaretimizi eleştirenler de oldu. Bizi başka alanlara sıkıştırmak isteyenler de oldu. Bizim tavrımız net, Kürt halkının AKP ile PKK arasına sıkıştırılmasına müsaade etmeyeceğiz.

CHP, yenileşmenin, yenilikçiliğin, yeni söylemlerin partisidir. Solun özelliği budur. Statükoyu savunan parti, CHP olmamalıdır. Şimdi hem statükoyu savunan hem de yenileşmeyi savunan parti olursan bir çelişki olur. Biz yenileşmeden yanayız. Yeni bir sol anlayıştan yanayız. Bu yeni sol anlayış CHP’yi iktidara taşımak için bir ön adım.

Eğer koyduğumuz tavrı doğru kurgulayabilirsek parti yönetimi de doğru sahiplendiği taktirde, Kürt sorununun çözümünün anahtarı CHP’dir.

CHP kendi hatalarını eksiklerini gördü, şimdi bunları aşmak için çalışacağız. Onlarla konuşurken ‘ama’ ‘veya’ ‘velâkin’ demeden onları dinleyeceğiz.

Bölgeye gittik. Gitmeye devam edeceğiz. Oradaki sorunları milletvekili arkadaşlarımız aracılığıyla parlamentoya taşıyoruz.

Bunları Genel Merkez ile konuşacağız, tartışacağız. Herkes farklı düşünebilir. Partinin bir programı var, bir tüzüğü var. Söylediklerimiz parti tüzüğünde, programında var. Biz sadece uygulamayı yapıyoruz, sesli söylüyoruz. Türkiye’de tek Kürt raporu yayınlayan parti biziz.

CHP’nin kuruluş kongresinde, “CHP, Türkiye’nin ulusal bütünlüğünün partisidir” deniliyor. Bir bölgenin oyunu alıp diğer bölgenin oyunu almadığın taktirde ulusal bütünlüğü temsil edemezsin, biz ulusal bütünlüğü temsil etmek için mücadele veriyoruz. Bizim söylemlerimiz Mustafa Kemal’in söylemleridir. CHP’nin kuruluş felsefesinde bu vardır.

0 comments on “1991 KÜRT RAPORU DOĞRU BİR RAPORDU

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: